b rk ler b rk ler gecenin olur olmaz saatlerinde uykular ka ran basamaklar g c rdata g c rdata t rmanan tel dolaplar kar t ran misafirlerin roman Mahir nsal Eri Numero da ger ekle en rk t c olaylar anl

  • Title: Öbürküler
  • Author: Mahir Ünsal Eriş M.K. Perker
  • ISBN: 9786059670838
  • Page: 185
  • Format: Paperback
  • b rk ler, gecenin olur olmaz saatlerinde uykular ka ran, basamaklar g c rdata g c rdata t rmanan, tel dolaplar kar t ran misafirlerin roman Mahir nsal Eri , 57 Numero da ger ekle en rk t c olaylar anlat rken, bizi Menderes in makadam yollarda sars la sars la giden otob s nden indirip, asfaltta yaylanan damal Impala ya bindiriyor Hasan Da n solumuza ald r p b rk ler, gecenin olur olmaz saatlerinde uykular ka ran, basamaklar g c rdata g c rdata t rmanan, tel dolaplar kar t ran misafirlerin roman Mahir nsal Eri , 57 Numero da ger ekle en rk t c olaylar anlat rken, bizi Menderes in makadam yollarda sars la sars la giden otob s nden indirip, asfaltta yaylanan damal Impala ya bindiriyor Hasan Da n solumuza ald r p, Haydarpa a da denizin laciverdiyle tan t r yor b rk ler, bize 60 l y llar , kom ulu u, darbeleri, g leri, hevesleri, yollar daha da ok, bir daha asla d nemeyen tekileri geri getiren, hem h z nl hem de g l mseten bir roman.

    • ☆ Öbürküler || ↠ PDF Read by ✓ Mahir Ünsal Eriş M.K. Perker
      185 Mahir Ünsal Eriş M.K. Perker
    • thumbnail Title: ☆ Öbürküler || ↠ PDF Read by ✓ Mahir Ünsal Eriş M.K. Perker
      Posted by:Mahir Ünsal Eriş M.K. Perker
      Published :2019-03-26T01:05:40+00:00

    One thought on “Öbürküler”

    1. "Bizim millet unutmaya meraklıdır. Dünya ikiye yarılsa üç gün sonra dünyada olduğunu hatırlamaz."Mahir Ünsal Eriş'in yeni romanı Öbürküler, bence pek de roman değil. Bir novella. Uzunca bir öykü. Zira roman derinliğinde değil. Zaten trajikomik bir olayı anlatıyor; bir olay kitabı.Güzel de. Yalnız, sanki çok aceleye gelmiş. Roman olabilecekken olmamış. Karakterler derinlemesine işlenmemiş. Birçok sıradan hatanın yanı sıra, kurgusal sorunlar da var. Keşke bira [...]

    2. Israrla sürdürdü kapıyı çalmayı. Ama yorgunluk, açlık, uykusuzluk ve bir meçhule yolculuk etmenin, hiç tanımadığı bir yerde bir hayat kurmak üzere olmanın verdiği, haftalardır büyüyen gerginlik asabını alt üst etmişti. Kapının ardından cevap gelmedikçe vuruşların şiddeti arttı. Sesi de giderek yükseliyordu. Gecenin zulmeti içinde katmerlenen çaresizliği bu dünyada olan başkalarının da dikkatini çeksin, birileri uyanıp da ‘ne oluyor’ desin ister gibi [...]

    3. eriş, anlatılmayan tarafa çok güzel bakış atmış. betimlemeleri (her kitabında olduğu gibi), aynı sürece farklı bakış açılarıyla bakmamızı sağlaması etkilese de eski kitaplarındaki karakterler ve zamanla derinleşen varlıklarını pek göremedim. içerikten çok anlatım biçimi için yola çıkmış gibi

    4. Mahir Ünsal'dan yine kendi tarzında ama bu sefer beni gülümsetmesinden daha çok hüzünlendiren romanı. İstanbul'un sahiplerinden biri olan bağır çağır konuşulan Rumca'nın tedirgin bir fısıltıya dönüştüğü,alnımızda kara bir yazı gibi duran 20 dolar 20 kilo sürgünün fonunda, insanları toprağından etmenin verdiği utancı ve üzüntüsüyle okuduğum bir kitap oldu.Yine insanın boğazına yumru gibi oturan betimlemeler bolca mevcut. Diğer kitaplarındaki gibi acı [...]

    5. Yılın sonunda başlayıp bitirmeye ancak yeni yılın ilk günü fırsat bulduğum ve çok sevdiğim bir kitap oldu "Öbürküler", keşke daha uzun olsaydı. Beni ecinnilerden ziyade eski İstanbul'a rengini veren azınlıkların hüzünlü öyküleri etkiledi. Zorla yerinden yurdundan edilen birinin evini ecinnniler değil uzaylılar bassa yeridir, o evlerde ne yaşanmışlıklar ve ne yaşanamamışlıklar gizlidir kimbilir. Bu arada Niğde'nin mekanlar arasına girdiği ikinci kitap bu, ş [...]

    6. Hafta sonu bir korku filmi izlemek için TV başına geçer, battaniyenin altında ürkerek, gerginlikle izleyerek müthiş bir gece geçirirsiniz ya. Öbürküler tam da bu tadı verecek size. Dönem romanı gibi, sıradan bir açılış yapan romanda birazcık ilerleyince uykumun açıldığını, özellikle orta bölümlerde epey korka ürke okuduğumu ve aynı gece bitirdiğimi söylemem gerek.M.K. Perker'in çizimleriyle zenginleştirilen Öbürküler'i gece okumanızı öneririm.

    7. Mahir Ünsal Eriş ne yazsa okunuyor aslında. Bu öyküye de o hazla başlıyor insan. Üstüne bir de yaşanan dönemi anlatmak için ince ince planlanmış, kurgulanmış cümleler olunca kitabın ilk kısmı büyük bir edebiyat coşkusuyla ilerliyor. Niğde'den İstanbul’a göç eden beş kişilik ailenin her birisi oluyorsunuz sayfalar boyunca. Annenin gizlemeye çalıştığı tedirginliği, babanın hayata ‘aman kimse bizim hakkımızda kötü düşünmesin’ bakışı, çocukların [...]

    8. bangır bangır ferdi çalıyordu evde kitabından sonra çıkardığı her kitapta başarı adına kendini bir adım geri çekti diye düşünüyorum. merakla yeni kitabını çıkarmasını beklemem gibi artık. mahir bey bu kitabıyla beni bir miktar üzdü.

    9. Yazarın daha önceki bütün kitaplarını okumuş biri olarak, 3 saat süren bir tren yolculuğunda okunabilen, bağlantılı iki ana öykü etrafında şekillenmiş akıcı ve hoş bir eser."Son konpartımanda ayaklarından birini altına toplayıp oturmuş,kaytan bıyıkları kırpık, keçe yelekli bir aşık, gürgenden olma divan sazını çalıyor, "Ne güzel yakışmış allar Ayşe'ye " türküsünü söylüyordu. Oturanlardan ikisi türkünün çoştuğunca alkış tutuyor, en köşed [...]

    10. Mahir Ünsal Eriş'in birbirinden güzel cümleleri ile kurgulayıp anlattığı, M.K. Perker'in birbirinden güzel tabloları ile hayat verdiği 1964 yılı (ya da hemen ertesinde) İstanbul, Arnavutköy'de yaşanan bir dizi olayı anlatan bir (kısa) roman Öbürküler. Öbürkülerin kim olduğunu kitabı okuyanlar anlayacak, ama sanki ince ince işlenmiş çok boyutlu bir "öbürkü/öteki" durumu var gibi. Eriş'in Nazım Hikmet, Refik Halit Karay ve Hüseyin Rahmi Gürpınar'a selam çakt [...]

    11. Bu kitabın en iyi kısmı dili, başından sonuna kadar ilginçliğini ve nostaljik estetiğini kaybetmiyor. İstanbul'a yolculuk kısmı da yazarın döneme en hakim olduğu kısım izlenimini veriyor fakat İstanbul'a ulaşınca mekansal gerçeklik yitiyor, yeterince inandırıcı ya da içine alan bir İstanbul maalesef yok. Kitabın ikinci bölümünün başındaki Arnavutköy tasviri heyecan yaratsa da devamı gelmiyor.Edgar Allan Poe'nun The Murders in the Rue Morgue öyküsünden alınan [...]

    12. Her Mahir Ünsal Eriş kitabı tatlı bir heyecan benim için ama bu seferki beni biraz buruk bıraktı. Genel olarak anlattığı hikayeden pek etkilenemedim. Yan karakterlerin öyküleri de diğer kitaplarının aksine beni kendine çok çekmedi. Kitabın ilk yarısını daha çok beğendiğimi söyleyebilirim, detaylar 90'larda çocukluğunu memur ailelerinde yaşayanlar için çok güzel. Keşke ikinci yarıda Beter'in değil de Doktor Evangelis ve ailesinin hikayesini daha detaylı duysayd [...]

    13. Bangır bangır Ferdi çalıyor evde kitabıyla tanıdığım Mahir Ünsal Eriş’in son kitabı “Öbürküler”. İçinde 3 ayrı hikaye barındırıyor aslında ama toplamına baktığında kısa bir roman. 60’lı yılların İstanbul’unda geçen kimine göre fantastik kimine göre de komik gelebilecek bir hikaye örgüsü var. Betimlemeler harika. ⭐️⭐️⭐️⭐️

    14. Eğlenceli ve bir o kadar güzel noktalara değinen ‘Öbürküler’ yazarın okuduğum ilk kitabı.Arka planda altmışlar,bir gecede evini terketmeye zorlananlar,nereden baksanız tutarsızlık görünen şeylere dair “bundan gerçek olanı mı var?” diye soranlar var. Bir de alıntı:“Bizim millet unutmaya meraklıdır.Dünya ikiye yarılsa üç gün sonra dünyada olduğunu hatırlamaz.”

    15. Tüm öykülerinin güzel olması bir yana "Benim Adım Feridun" u ile zirve yapan yazarın, o çizginin de üzerine çıktığını düşündüğüm muazzam romanı. Öyle güzel işlemiş ki, anlatımı ile İstanbul'un 60lı yıllarını yaşadım resmen. Çok çok güzel.

    16. Mahir Ünsal Eriş'in bütün kitaplarını okudum ve en sevdiğim kitabı bu oldu. Konu olsun, kurgu olsun, kullanılan dil olsun mükemmel. Zaten bir dil uzmanı olan Eriş de bence kaleminin zirvesine çıkmış.

    17. Kitapla alakali yasadigim inanilmaz tesadufler bir yana, canim Mahir Unsal Eris yine cok guzel anlatmis anlatacagini. Kitaplarinin ilk basimlarini almaktan duydugum gurur yillar icinde artacak belli ki.

    18. Romandan ziyade uzun bir hikaye tadındaki kitap kendini zevkle okutuyor. Bana göre tek sıkıntısı kurgusunun biraz zorlama olması. Üzerinde daha fazla çalışılabilirdi. Ama yazarın akıcı dili önceki kitaplarında olduğu gibi yine harika. Bir çırpıda okunuyor.

    19. Bir günde biten, insanı sıkmayan ama biraz da sığ bir kitap. Okudum peki pişman mıyım? Hayır tabii ki

    20. Dili oldukca kuvvetli, anlattigi olaylar gulumsetici, karakterleri gercek, cok guzel bir kitap olmus.

    Leave a Reply

    Your email address will not be published. Required fields are marked *