Fakat M zeyyen Bu Derin Bir Tutku Her eyin iyi gitti ini nerden kar yorsun dedi Herif r zg r kendinden menkul u urtman n teki Ara s ra telleri tak l r gibi kad na geliyor gece yar s Fakat M zeyyen bu derin bir tutku dedim T rsmaya b

  • Title: Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku
  • Author: İlhami Algör Seda Mit
  • ISBN: 9789750516832
  • Page: 206
  • Format: Paperback
  • Her eyin iyi gitti ini nerden kar yorsun dedi Herif r zg r kendinden menkul u urtman n teki Ara s ra telleri tak l r gibi kad na geliyor gece yar s Fakat M zeyyen, bu derin bir tutku, dedim T rsmaya ba lam t m Hakl olabilirdi Evet, biraz sap k ve tek tarafl bir tutku, dedi, arkas n d n p gitti Hik yeye g re adam, kad n ok seviyor, sevdik e ruhu b Her eyin iyi gitti ini nerden kar yorsun dedi Herif r zg r kendinden menkul u urtman n teki Ara s ra telleri tak l r gibi kad na geliyor gece yar s Fakat M zeyyen, bu derin bir tutku, dedim T rsmaya ba lam t m Hakl olabilirdi Evet, biraz sap k ve tek tarafl bir tutku, dedi, arkas n d n p gitti Hik yeye g re adam, kad n ok seviyor, sevdik e ruhu b y yor, eve s m yor B lb l n ilesi, yazar n zulas nceden sarma bir sigara, inceden bir bardak Jak Danyel isimli bir i e, Hicran isimli bir yara, tuhaf isimli bir roman Kafam z iyi, a may n kapa , biz b yle iyiyiz lhami Alg r, alelacayip a klar n ve oyunbazl n, h z nl dolamba lar n yazar Fakat M zeyyen Bu Derin Bir Tutku, talyan Yoku u ndan a a , r zg ra as l p Tophane ye inen roman Avaramu

    • [PDF] ✓ Free Read ☆ Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku : by İlhami Algör Seda Mit ê
      206 İlhami Algör Seda Mit
    • thumbnail Title: [PDF] ✓ Free Read ☆ Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku : by İlhami Algör Seda Mit ê
      Posted by:İlhami Algör Seda Mit
      Published :2019-01-05T14:47:32+00:00

    One thought on “Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku”

    1. İncecik kitap uzun süre elimde süründü. Farklı olacağım diye manasızca ağdalı ve argo bir dil kullanan yazar, bana en ufak bir duygu bile aktaramadı. Yazık olmuş

    2. Nedense okurken çok sinirlendim.Ozenti, yapmacik, lafebeligi yapan bir yazar hissettim karsimda,bence kitabın tek guzel yani ismi. Yani Sadri Alisik'a hergele demek ya DA Muzeyyen'in kucuk kizina "ozledim orospuyu" demek çok basit, yerlerde bir tarzYine de benim goremedigim çok sey olabilecegi konusunda DA acik kapi birakmak isterim kitap hakkindaki yorumlara bakincaAncak hala ulkemizde bazi seylerin populer kultur baglaminda sisirilip reklam edilip abartilip servis edildigini ve insanlarin [...]

    3. .Bişi sorcam şimdi. Hiç sıradan bir günde, sıradan bir zamanda, sıradan bir mekanda, spontane veya estantene dilimlerde, herhangi bir ruh halindeyken kendi kendine düşündüklerinizi düşündünüz mü? Hayat, siyaset, şarkılar, saçma diyalektikler, sebep-sonuçlar, geçmiş ile gelecek, Leyla ile Romeo, 3. kattaki dairenin balkonun renginin neden yeşil olduğu, acaba yeteri kadar ağlarsan tavandaki ısrarla düşen çerçeveden kalma çivi deliğinden buharlaşıp geçerek yok ol [...]

    4. Doğrusu çok popüler bir kitap haline gelmiş olduğu için bir ölçü antipatiyle yaklaştığımı inkar edemem ama sevmedim; kullandığı dil fazla abartılı ve popüler figürlerle işlenmiş. 40. sayfadaki "nefesimi bıraktım" ile başlayan paragraf gibi; göze hoş gelen ama okurun kafasında oluşan akışa zarar verdiğini düşündüğüm bölümler var ki bunlara benzer anlatımları çocukluğumda Mustafa Necati Sepetcioglu'nda da görmüştüm ve onda da sıkılmıştım.

    5. Sıradan çekiciliğini kaybetmeden, içselleştirerek okuyucuyla bütünleşen bir anlatım beklentisiyle okumaya başlamıştım. Ancak, ufak ayrıntılarda yakalayabildiğim 'samimiyet' dışında, beni hikayeden koparan bir anlatımla karşılaştım.Okumaya başlayacaksanız, fazla büyük beklentilere kapılmamakta fayda var. Zira, hikayenin anlatılışına kapılmanız için ya İlhami Algör okuyucusu olmanız gerekiyor ya da onun sizin yazarınız. Aksi taktirde insan son sayfayı çev [...]

    6. roman değil de uzun bir ayrılık hikayesi.r adamın iç sesleri, bol bol sözcük oyunu.s20" Herif rüzgarı kendinden menkul uçurtmanın teki. Ara sıra telleri takılır gibi kadına geliyor gece yarısı."" Fakat Müzeyyen, bu derin bir tutku," dedim. Tırsmaya başlamıştım. Haklı olabilirdi.s21" Çıt " noktasına kadar hikayede üçüncü şahıs yoktu. Haklıydı. Tarzan ormanı dolaşıyor, gece yarısı Ceyn'e geliyordu.edit: filmini kitaba göre çok beğendim, tavsiye ederim /ti [...]

    7. Bu kitaptan filme uyarlandığı zaman haberim olmuştu. Merakla aldım ama sonuç hayal kırıklığı oldu. Kitabı, yazarın üslubunu tek kelimeyle anlat deseniz 'çabalı' derim. Fazla çabalı bir kitap. O uzun uzadıya cümleler, farklı olması için çabalanmış betimlemeler Twitter'daki ucuz aforizmaları, tespitleri toplayıp kitap yapmışlar gibi. 58 sayfalık kitap elimde günlerce süründü, sevemedim maalesef.

    8. Bazı adamlar vardır neyse odur. saklamaz, gizlemez, farklı görünmeye çalışmaz cidden öyledir. Onun öyle olduğunu bilirsin -de işte sana davranışının aynı kalmayacağını düşünürsün. O adamın bir şey aradığını ve o aradığının da senmişsin gibi davrandığını sanıyorsundur. Bu sanrı ilişki boyunca sürer ve bir gün iyi bir gün kötü gelip geçer. Süreklilik o adamın kendisinin esas aldığı bir şey olmadığı için ruh hali git geller yaşamaktadır. [...]

    9. Kitabin yazilis tarzi ve üslubunu hic sevmedim, 60 sayfa degilde-daha kalin bir kitap olsaydi yarida birakirdim zaten.

    10. Edebi bir metin olmaktan çok uzak,haddinden fazla seksist.Sevmedim,sevemedim.Belki sinema uyarlaması kadrosu itibariyle daha fazla yıldızı hak edebilir.İlk defa bir kitap için aklımda yer eden,en sevdiğim satırlarını değil en nefret ettiğim satırlarını yazıyorum:“Vakit geçti.Esnaflar Kıraathanesi’nin televizyonunda,Tütüncü Roza göğüsleri ile bir kadın şarkıcı,ağır sahra topları gibi geçti.Geyik bakışlı iki turist ve boya sarışını bir fıstık geçti.D [...]

    11. Bir ayrilik hikayesi Icinde bolca ayrilik var. Sadece ayrilik var, hep ayrilik var.Cok guzel ifadeler ve sozcuk oyunlariyla bezenmis huzunlu bir ayrilik hikayesi. Anlatimi cok begendim. Zaman zaman kopmasa ve cogu yerde ifadeler daha derli toplu dursa, hazir alinmis bir takim elbiseden ziyade usta bir terzi tarafindan hassaten dikilmis bir takim gibi tam otursa hikayaye rahatlikla 5 yildiz alabilecek bir kitap.Ucleme halindeymis. Ikinci ve ucuncu kitabi da mutlaka okuyacagim.Bir ayrilik hikayesi [...]

    12. sanırım derbeder türk romanları, öyküleri okumaktan hoşlanıyorum. aynı stilde yazılmış amerikan loser hikayeleri bana her zaman fazla konuşkan gelmiştir. bizdekilerin duygusal derinliği, araya saçılmış kültürel bilgi kırıntıları, okkalı kahveler, iyi demli çaylar bulunmaz onlarda. müzeyyen de böyle incelikli bi novella. sabah kitabı okuyup, akşam filmini izledim. bi kitabı senaryolaştırmak zor iş tabii, küçümsemiyorum. ama kitabın sonunun filme göre çok d [...]

    13. Kafası yeter bir eser. Akıyor mu? Akıyor. Hakkaten Sadri Alışık ne ağlardı filmlerinde. Küçükken gülerdik de şimdi biz de ağlıyoruz. Her tutku biraz tek yönlü ve sapıkçadır üstelik. Toparlayamadım :(

    14. Yeraltı edebiyatının büyük bir hayranı değilim ancak nedense şu ana dek türün elime düşen örneklerinin çoğunu beğendim. Bu da o kitaplardan biri oldu. Anlatıya eşlik eden çizimlerin gözden kaçırılmaması gerekiyor, çok güzeller.

    15. Adına aldanıp okuyayım dedim ama hiç beğenmedimYeraltı edebiyatı yapayım felsefik cümleler kurayım derken iyice çorba etmiş yazar kitabı.Tuhaf bir karakterin saçmalayıp durması şeklinde bir kitap :P

    16. kitabını filmi torrent’ten indirirken okudum, bitirdim, öyle ince bir şey. biri kitap için güzel olan tek şey ismi demiş, o kadar değil ama beş üzerinden dört yıldız da değilr yer yoran benzetmeler var kitapta: ''Dağıtmaya çalıştığım tarafım, dipte bir yerlerde, sislerin arasına gizlenmiş bir deniz feneri gibi uzak ve basur gibi sinsice, sessiz sedasız çakıp dönüyordu.'' bir deniz feneri gibi uzak ve basur gibi sinsice biraz zorlama olmuş mesela burada. kitapta [...]

    17. En kasıntı kitap olabilir. Yazar sanki yıllarda kenara not ettiği benzetmeleri 'aha bunu kullanırım' dediği şarkıları filmleri, normal cümlelerden oluşan taslağa yedirmiş. Her cümlede en az bir kompleks yapı var, vıcık vıcık 70 sayfa.

    18. Kitap incecik; fakat ben bitirmek için epey zorladım kendimi. Çok zorlama bir anlatımı var İlhami Algör'ün. "Şuraya da şöyle kapalı anlamı olan bir cümle yerleştireyim de bak ne kadar derin" diyormuş gibi hissettirdi zaman zaman. Süslü cümleleri benim inanılmaz bunalttı. Bunun haricinde bazı noktalarda da "kadın"a yakıştırdığı durumlardan rahatsız oldum. Kitabı hiç hiç hiç sevmedim. En iyisi filmini de izlemeyeyim.

    19. Eserin değişik bir tarzı var, araştırma yaparken de genelde okurlar ya çok beğenmiş ya da çok kötülemiş şeklinde bir gözlemim olmuştu. Edebi olarak çok güzel cümleler olması dışında beni hoşnut eden bir şey olmadı diyebilirim. Aklımda sadece kitabın güzel adı ve kapağı kaldı desem çok abartmış olmam sanırım.

    20. İlhami Algör kelimelerle raks ederken tam anlamıyla şiir gibi bir roman yazmış. Her cümlenin ayrı bir namesi var, şarkı söylercesine okunuyor. Bitmesi ise tarifi imkansız bir sessizlik bırakıyor. Algör'ün kestiği o aylak adam vari racona fena tav oldum. Yolum bir daha bir daha ve bir daha kesişecek.

    21. Sorun bende mi yoksa benim gibi tatmin olmayan, beyni bulanan, olayları bağdaştıramayan başkaları da var mı? Ağdalı anlatımları normalde severim ama bu Bilemiyorum. Fazla geldi sanırım. Araya biraz zaman koyup tekrar okuyacağım, belki fikirlerim değişir. Yine de çok güzel cümleler, paragraflar vardı ve altları çizildi. O cümlelerin hatırına kötü bir şeyler söylemeye vicdanım el vermiyor. :D

    22. İlhami Algör'ün psikolojik dünyasından bir kadın ve bir erkek. Hangisi hayal hangisi gerçek anlamak güç, ama okumak müthiş keyifli. 70'li yıllardan bir Yeşilçam filmi senaryosu tadında kısa ve sımsıcak bir metin.

    23. Diğeri kitaba başlamayı bırakın bunu zor bitirdim Erken kalkmanın hayatıma bu kadar müdahale etmemesini dilerdim gerçektenKitap ise, okuyucuya geçmeyen, anlam veremediğim cümleler bütünüydü çoğunlukla 😕Çizimler desen

    Leave a Reply

    Your email address will not be published. Required fields are marked *