Extrem Dies ist die Geschichte der elfj hrigen Derd Sch lerin auf einem ostanatolischen Internat in dem eines Nachts ein M dchen ums Leben kommt Dies ist die Geschichte des elfj hrigen Friedhofsjungen Der

  • Title: Extrem
  • Author: Hakan Günday
  • ISBN: 9783442753970
  • Page: 225
  • Format: Hardcover
  • Dies ist die Geschichte der elfj hrigen Derd , Sch lerin auf einem ostanatolischen Internat, in dem eines Nachts ein M dchen ums Leben kommt Dies ist die Geschichte des elfj hrigen Friedhofsjungen Derda, der in einer Behausung an der Istanbuler Friedhofsmauer lebt und den Tod seiner Mutter geheimhalten muss.Dies ist die Geschichte von Derd , die mit dem Anf hrer eines islDies ist die Geschichte der elfj hrigen Derd , Sch lerin auf einem ostanatolischen Internat, in dem eines Nachts ein M dchen ums Leben kommt Dies ist die Geschichte des elfj hrigen Friedhofsjungen Derda, der in einer Behausung an der Istanbuler Friedhofsmauer lebt und den Tod seiner Mutter geheimhalten muss.Dies ist die Geschichte von Derd , die mit dem Anf hrer eines islamistischen Ordens verheiratet und nach London geschickt wird Die zum Opfer m nnlicher Fantasien wird Und die nur berlebt, weil sie sich die ihr fremde Sprache aneignet, w hrend ihr alles andere genommen wird Und von Derda, der sich mit Sechzehn mit dem Verkauf von Raubkopien an Stra enbuchh ndler ber Wasser h lt Und der ein gl hender Verehrer eines t rkischen Kultautors wird.Es ist die Geschichte zweier Menschen, deren Wege sich ber die Literatur immer wieder kreuzen und am Ende auch eine ganz besondere, weil au ergew hnliche Liebesgeschichte.

    • Best Download [Hakan Günday] Â Extrem || [Children's Book] PDF ↠
      225 Hakan Günday
    • thumbnail Title: Best Download [Hakan Günday] Â Extrem || [Children's Book] PDF ↠
      Posted by:Hakan Günday
      Published :2018-06-03T11:40:08+00:00

    One thought on “Extrem”

    1. “Perché la vita è un ciclo violento, il mondo è violento e tutto ciò che merita sono pugni in faccia” Una mano che ti graffia e ti lascia segni brucianti.Un pugno in pancia che ti sorprende e ti toglie il respiro.Questa lettura mi ha disgustata ed irritata per la violenza alla “pulp fiction” e per le scene che sfiorano il grottesco.Questa lettura mi ha travolta per l'audacia dell'autore.Incontri, coincidenze, legami che portano ad unire la A con la Zeta.Due esseri apparentemente lont [...]

    2. Kinyas ve Kayra'dan sonra ilaç gibi gelen bir kitap."Belki de hayat, yanlış anlayınca güzeldi. Sadece yanlış anlayınca. Ama her şeyi"

    3. Bu kadar tesadufleredayali kitaplari sevemiyorum. Yazarin dili, hikayenin siradisiligi oldukca etkileyici. Kara carsafli kadin goruntusunden "torturer" yaratmak oyle cuk oturmus ki yerine. Cok basarili. Oguz Atay'in tek bir kitabini, "Tutunamayanlar" i okumaya calistim, ve bitiremedim. Stream of consciousness turu yazilari sevmiyorum. O kadar karisik bir dunyayi anlasilabilir bir kaliba oturtabilmekte bence meziyet. Ya da bunu anlayabilecek edebi olgunluga erisemedim hala. Gerci Oguz Atay'in yas [...]

    4. Şimdilik AZ bir şey yazayım. İlk bölümünde cok zorlandım devam etmek icin. Yarım bıraktığım cok az kitap vardır. Bu onlardan birisi olmasın istedim.İkinci bölüm okumaya devam etmemin ödülü gibiydi. Hem daha akıcı hem de oradaki ifadeleri daha güzel buldum. Neticede içinde anlatılanlar cok iç acıcı seyler olmasa da Hakan Günday'ın kalemi hakkinda güzel fikir veren bir kitap.

    5. Sevdim mi sevmedim mi bi türlü karar veremedim. Hikayenin iki kahramanın adı da Derda, birbirlerine hazırlanmaları 40 yıllarını alıyor birbirlerine kavuştuktan sonrası iki sayfa bişey ister istemez o kadar hayatlarını okuduk birazcıkta birlikteliklerini okusak dedim ama sanırım ben biraz olaya duygusal yaklaştım neyse kitap hakkında birazcık bilgi vermek gerekirse iki bölümden oluşuyor ilki 11 yaşında evlendirilip Londra ya giden orda kocasından sadistçe muamele gör [...]

    6. Müthiş bir hızı var bu kitabın, okuru hiç bırakmıyor, tam yavaşladığınızı hissettiğiniz anda Hakan Günday, hikayenin yoğunluğunu yükseltiyor.Aşırı hesaplanmış, yapılmış bir kitap ama. Bu beni rahatsız etti, her cümle etkilemesi için düşünülmüş, her olay ince ince kurgulanmış. Gerçekçilikten bir hayli uzak bu haliyle; ama sevdim.Özellikle sonu çok etkileyiciydi.

    7. Aşırı sıcak ve beynime üşüşen düşünceler yüzünden uykusuz geceler geçiriyorum. Henüz şirazem kaymadı ama yakındır. Neyse ki, okumak için elime aldığım kitaplar bana iyi yoldaşlık ediyor. Bu kitaba da dün başlamıştım, bugün bitirdim. Hem uykusuzluktan yorulan gözlerim, hem de ruhum isyanlarda.Ben geçenlerde Otomatik Portakal'ı okuduydum da, “bu ne kadar karanlık, ne kadar rahatsız edici bir kitap” dediydim. Tabi o zaman yeraltı edebiyatıyla ve Hakan Günd [...]

    8. Slučajno sam posudila ovu knjigu u knjižnici jer se pojavila na polici novih izdanja,a i što volim čitati turske pisce.Ali nisam očekivala da će me ovoliko potresti. Sudbina gotovo svakog lika u ovom romanu je tužna.Priča je to o preživljavanju i borbi za život,nasilju i potrazi za ljubavlju. No mogu li je oni,koji ljubav nikada nisu ni osjetili,doista pronaći i pružiti, makar "malo"?! Jednostavne,ošte i brutalne rečenice koje su me na trenutke šokirale. Priča koju mi je na trenu [...]

    9. az, benim ilk hakan gunday okumam oldu. kitabin ilk sayfalari su gibi akti. ilginc bir konu, cok akici ve surukleyici, bu sebeple elimden birakamadim. bazi yerleriyse oldukca rahatsiz edici; resmen okumakta zorlandim diyebilirima ismiyle tezat kitapta fazla fazla bulunan tesadufler zinciri beni epeyi rahatsiz etti. bir hakan gunday kitabiyla daha sansimi muhakkak deneyecegim.

    10. AZ, çok etkileyici tespitleri olan, ama kurgusu abartılmış, gerçek olamayacak tesadüfler içeren karanlık bir kitap. Yazarın, kitaptaki marjinal mekan ve olayları bu kadar hakim anlatması, karakterlerinden söylettiği derin yaşam sözleri, kitabın akıcılığı ve basit, güçlü dili başarılı yanları. Ancak, gerçek hayat, kitaptaki kadar acımasız değil. İnsanlar da, tek bir motivasyonla, tek bir hedefle, yıllarca değişmeden yaşayan canlılar değil. Biraz daha derin i [...]

    11. Son aylarda okudugum en guzel romanlardan biri. Ancak hayatin olusturabilecegi kadar olusmus karakterleri, ozenli dili, carpici gercekciligi ve romanlara ozgu iyimserligi ile bir bas yapit.

    12. bana kalsa tek yıldız, çünkü oğlan çocuğu edebiyatı gerçekten sevmiyorum. diğer yıldız hediye edenin hatırasına, talihsiz bir hediye olsa da

    13. okurken kaç kere mide bulantısı ile kenara bıraktığımı hatırlamıyorum, bünyem bu kadar herkesce bilindik lakin yine de kendi içinde gizli saklı işleri bu kadar çarpıcı ve acımasız bir dil ile özetlenmesine alışık değilmiş demekki. eğer bu kitabı okumadan önce Oğuz Atay'ı tanımamışsanız ve özellikle tutunamayanları okumamışsanız elinize almayın derim, çünkü eğer ben daha önce okumamış olsaydım, kendimi hem çok suçlu hem de çok kötü hissederdim. [...]

    14. " Sadece hayalde kalacağı için kurmaya cesaret ettiği tek hayali gerçek olmuştu. Sonra başka bir şey düşündü: Kim seçiyor acaba, dedi içinden. Hangi hayalin gerçek olacağını? O hayali kuran mı, yoksa o hayali kurduran mı? " Yüreğimi parçaladın resmen Hakan Günday. Çok memnun oldum yine de seninle tanıştığıma. Her ne kadar okumak için çok geç kalsamda. 🙁😩😞

    15. kitap kulübü için ikinci kez okudum "az"ı. geçen 6 yılda görüşlerim çok da değişmemiş. fazla rastlantısal ve gerçeküstü bulduğum bölümler olsa da Günday'ın yazı dilini çok beğeniyorum.

    16. şiir gibi kurgulanmış bir kitapher alt hikaye ayrı ayrı tasarlanmışzihinsel blok kıracak şekilde şiddetin her türlüsü varyine de güzel bitmişBu kitabı "AZ" sevdim.

    17. Az Küçük bir kelime, büyük bir roman. Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum Az Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında. B [...]

    18. okuduğum en iyi kitapların arasına tereddütsüz girdi. akıcılıkta son noktaya varmış zaten. okudukça sırada neyin geleceğini merak ediyorsun, okudukça belki de normal zamanda 'yuh bu kadar da tesadüf olmaz' diyeceğin olaylar kitabın içinde sindirilip garipsenmeden başka olaylara yerini bırakıyor. kitabı bitirdiğinde insanın boğazında bir yumruk kalıyor. kitap boyunca mide kasılmaları, hayattan nefret etmeler gibi duygulara girip çıkıyorsun, kitap bittiğinde ise bu [...]

    19. Öncelikle çok akıcı bir kitap olduğunu kabul etmek gerekir. Fakat olayların sonlarına doğru özellikle kitabın sonu çok türk filmi gibi bitti. Olayların örgüsünü bu kadar iyi anlatan bir yazarın, daha iyi bir son yazmasını beklerdim. Kesinlikle kötü bir kitap diyemem, çok akıcı fakatçok iyi bir kitap diyebilir miyim bu konuda emin değilim. Ortalama diyebiliriz, ikinci karakter ilki kadar etkileyeci değildi.

    20. Dili ve anlatımı çok başarılı, oldukça sürükleyici olmasına rağmen kitaptaki tesadüf sayısı gerçeklikten oldukça uzak. Bu kadar tesadüfi olayın peş peşe sıralandığı kitaplardan çok hoşlanmadığım için bu şekilde düşünüyor olabilirim. Ayrıca üslup ve konu oldukça şiddetli ve bazı yerlerde rahatsızlık verici boyutlara ulaşıyor.

    21. Dili sert ve acımasız.Üslubu sahte miydi yoksa samimi mi orasını anlayamadan bitti kitap.Sanırım tesadüflere bu kadar yer verildiğini en son ilk Türk romanlarında görmüşüzdür.Okumazsanız pek bir şey kaybedeceğinizi sanmıyorum.Ancak okursanız sıkılmaz ve merakla okursunuz.Tek iyi yönü buydu sanırım.Vasat ve basit bir roman.

    22. Tesadüflertesadüfler ve de tesadüfler Güncel bir konuyu yarı fantastik denilebilecek bir dille anlatmış yazar.Kaderin ve şansın varolduğu gerçeği bazen bir tokat gibi, bazen de bir buse şeklinde konuveriyor yanağınızaBeğendim ben Günday'ı.İlk okuduğum kitabıydı. Artık diğer kitaplarını da misafir edebilirim.

    23. Kitaptaki biraz aşırıya kaçan tesadüfleri bir kenara bırakırsak yine her Hakan Günday kitabı gibi olduğunu söyleyebilirim. Öyle ki, etkisinden kurtulmak kolay değil. Özellikle Derdâ'nın yaşadıklarını, hislerini öyle etkileyici anlatmış ki Hakan Günday, takdir etmeden geçemezdim.

    24. Kitap iki bölümden oluşuyor birisinin adı Derdâ (kız) diğerinin de adı Derda (oğlan) olan iki çocuğun hayatlarını anlatıyor. İlk bölümde gerçekten kitabı bırakmayı düşündüm. Sanırım yeraltı edebiyatı bana göre değil diyordum. Fakat ikinci bölüm bir anda bitiverdi. Özellikle Oğuz Atay ile bağlantısı. Hayran kaldım. Birinci bölümü her ne kadar beğenmesem de Hakan Günday’ın yazarlığını beğenmiştim zaten. Sadece ilk bölüm bana aşırı gelmişti [...]

    25. ''Oysa insan ölünce uyumuyor, hatta çoğu durumda, ölmeden önce uyanıp gözlerini can simidi gibi açıyordu. Dolayısıyla rahat uyumak gibi bir şey söz konusu değildi. Özellikle de uyuyacak bir şey kalmamışsa. Ama ne de olsa, toprağın iki metre altıyla üstündeki durum hayli farklıydı. Aşağısı gerçekti: Kurtlar, böcekler ve bol bol et. Toprağın üstüyse hayal: ''Rahat uyu babacığım'', ''Nur içinde yat sevgilim'' ve bol bol dua''

    26. tesadufler hic inandirici degildi kitaptaki. siddet ogeleri rahatsiz edici ve anlamsizdi, hikmetciler de keza oyle. fakat sonu hosuma gitti

    Leave a Reply

    Your email address will not be published. Required fields are marked *